AŞK ÜZERİNE


Aşk kanatlandırmalı sanırım beni; hani herkezin bir tabiri vardır ya ayaklarını yerden keser günün birinde bir adam, ne işse ben sinir olurum bu duruma çünkü o adam yetmiyormuş gibi birde gözünü kör eder kızın, aptal olur insan...Nasıl birşeydir ki bu beni "ben" olmaktan çıkarsın "ben" izin vermem buna! -vermedim de henüz:)))
Henüz tanıyamadım daha şöyle beni bir ömür mutlu edebilecek birini, masal kızım belkide seninki, yok öyle birisi...Babamdır derim mesala ilk aşkım. O'ndan sonra da hayatıma girecek adam babam gibi olmalı...Babamdır şimdi benim kanatlarım, o isterse ben uçarım...O açar kanatları(mı)nı ben sığınırım o paha biçilmez hiç bir zaman yara almayan, kanatların altına...İşte o adam hani gelecek de ayaklarımı kesecek ya yerden sonra yetmiyormuş gibi bir de aklımı alacak benim...O kanat olsun önce bu cüsseye:) Taşıyabilsin beni...Sonra istesin ilk kanadımdan...
Aşkkk nerede pembe yüzün ben göremedim henüz kırmızıydı gerçi senin rengin ama o tutkulu sevdaların rengi olmalı ben çocuksu bir pembe istiyorum şimdilik..Tutkudan önce masum bir sevgi...
Aşkk uğrama henüz bana alacaksan aklımı başımdan ben razıyım masum da olsa bir sevgi yoksulluğuna...
Aşkkk ne ara doğacaksın da güneş arasından bir masum gamze konduracaksın yanağıma...
buldum galiba şu an yapmam gereken aşk üzerine denememdeki aşk'ın tanımını...
Aşk'ın tanımı bende offf kadar uzun bir yansımadan sonra çelişki....

SİYASET ÜZERİNE:!


Siyaset, Arapça kökenli bir kelimedir; at eğitimi, at talimi anlamına gelmektedir. Osmanlı'da devlet geleneği için siyaset sözcüğünün "ceza" ve özellikle "ölüm cezası" anlamında kullanıldığı görülmüştür.Yunan siyasal yaşamında ise siyaset, polise veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır.

Bu tanım herkezin rahatlıkla ulaşabileceği bir tanım siyaset için...Ama eksik bir tanım. Devamı ise şöyle olmalı ....

Türkiyede ise siyaset türban üzerinden yapılmalı bazen, bazen de laiklik adı altında tribünlere oynanmalı, laf ebeliği olmalı Deniz BAYKAL'ın yaptığı gibi...Politik konuşmalar bizi sıkan günlük konuşmalar gibi " ya arkadaş bana politika yapma" uyarı cümlesi olmalı(!)-dalga konusu olan.- Politikacı diye takım elbiseli saygı duyulucak prestij sahibi insanlar politik(1)acı olmalı!!!-Hala TBMM'nde seni beni temsile seçilmiş Kamer Genç gibi çicek sulayan:)ne elzemdir ki gülüyoruz...Hala doğuda cephede birçok mehmetçiği bu vatana canını vermek için siper etmişken bu ülke onların katilleri olmalı politik-acı mecliste DTP diye...

Ben siyasetin para ve insanları idare yönetimi içinde her iki kesimin hizmet bekleyen halk ile hizmeti sunma kaynakları arasındaki idare biçimi olarak düşünüyorum....Yani öyle olduğunu zannediyorum...

Ütopyam var elbette bu konuyla ilgili ülke idaresinin göbekli ve uykuyu seven kara bıyıklı amcalara değil de koşturmayı seven genç, dinamik, nur yüzlü kadınlara elbette başta ev idaresinde olduğu gibi kelimenin tam manasıyla vicdanı var olan ve bu ülkeye propaganda olarak hizmet aşkı olan değil gerçekten hizmeti aşk sayan insanların yönettiği bir ülke...

Adalet'in de sadece bir seçim sloganı olmadığı...Sır kapısı gibi belki bir iman adaleti yaşatan ve yaşatabilecek bir rejim olmalı bence...Yıllardır bu ülkeyi yönetenler yeterince havale edilmedi mi Yüce Allah'a?

Peki ilmi siyaset nedir? Bununla ilgili de bir hikaye var:

Çok eski zamanlarda ülkeye nam salmış bir okul varmış. Bu okuldan mezun olmak çok zormuş. Bu okula bir genç girmiş çok başarılı bir öğrenciymiş okulu birincilikle bitirmiş. Hocaları demişlerki sen çok başarılı bir öğrencisin fakat bizim ilmi siyaset diye bir dersimiz daha var bu dersi okumak okumamak senin isteğine bağlı öğrenci hayır ben okulu bitirdim artık okumak istemiyorum diye ayrılmış okuldan o zamanlar araç falan yok giderken karşısına bir koy çıkmış köye vardığında köylüler hoş geldin yabancı diye koy odası denen bir yerde bir yatak vermişler. Genç gece orda kaldıktan sonra ertesi gün köylülerle birlikte camiye gitmiş camide imam anlatıyormuş...Şunu yapmazsanız yanarsınız bunu yaparsanız eliniz kesilir bacağınız kesilir bizim genç hocaya müdahele etmiş hoca efendi senin anlattıkların böyle değil sen yalan konuşuyorsun demiş..Hoca bakmış köylünün gözünde itibar kaybedecek ey cemaat bu aramıza nifak sokmak için gelmiş bunun katli vaciptir diye köylüyü gence karşı kışkırtmış bizim genç zor kurtulmuş köylülerin elinden hemen ordan okuluna geri dönmüş. Okulda hocaları genci karşılarında görünce niye geldin diye sormuşlar genç İlmi siyaset dersi okumaya demiş hocaları geleceğini biliyorduk ama bu kadar erken geleceğini tahmin etmemiştik demişler..Neyse bizim genç üç ay ilmi siyaset dersi okumuş okuldan ayrılmış..Tekrar aynı köye gitmiş tabii bu süre içinde sakal bırakmış tipini değiştirmiş..köyün girişinde köylülere ben ülkede çok ünlü olan okuldan mezun olduğunu söylemiş köyün ileri gelenleri hürmetle karşılamışlar köyün en güzel evinde misafir etmişler..Ertesi gün köylülerle birlikte yine camiye gitmişler. Yine aynı hoca aynı şeylerden konuşuyor köylüler gence hocalarını nasıl bulduklarını sormuşlar..Genç valla sizin hoca gibi hoca zor bulunur ben diyorumki sizin hocanın sakalından bir kıl koparan cennete gider demiş bu laf üzerine köylülerin tamamı hocacan bir kıl koparmak için hoca saldırmışlar. Hoca köylülerin altında eziliyor ...başını şöyle bir yukarı kaldırmış ..Gence seni tanıdım demiş sen geçen günlerde buraya gelen kişisin ama İLMİ SİYASET okumuşsun demiş.

Hayat boyunca muhakkak karşımıza çok sakallı hoca çıkacaktır ve inandığımız ya da inanmadığımız kabul ettiğimiz ya da kabul etmek zoruda bırakıldığımız çok ama çoookkk şeye inandıracaktır bizleri...demek ki neymiş ödev; hocayı direk yargılamak değil elini kıpardatmadan sakalını saygı duyulan en önemli uzvunu yok ettirmek bir şekilde....Bunu becebilmek ise işte siyasi yetiyi gösterir...

Günün birinde gözlerinin içi parlayan nur yüzlü bir insan görürsen hiç düşünme dinle...Belkide sana gerçekten siyasetin ne olduğunu öğretir ve gösterir en güzel şekilde...Bu umut ancak yaşatabilir bizleri bu ülkede...
AMMA SİYASET YAPMIŞIM BE(!)

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu