Seç(ebilen)menim!


Hayat bana politik(acı) ‘ya acımamayı öğretti… demeyi çok isterdim ama gerçek bir politikacı göremiyorum ki şu hayatta! Hadi burada daha yazının en başında bir parantez açalım: Muhsin YAZICIOĞLU… Evet, o da eklendi kaybedilince değeri bilinenler listesine… Kapadık parantezi… Hepsi politik 1 acı nihayetinde… İşte bu yüzden ben muhalefetin en iyisini yapan sözüm ona mahalle kadın eşrafının temsilcisi Deniz Baykal’a acıyorum… Kamer Genç’e acıyorum hiç gerekçe saymadanJ Devlet Bahçeli’ye acıyorum daha bir baba şevkatine haiz değilken o adam nasıl bir ülke(cilik adı altında) yönetecek diye… Ana yurdumun babası olamamışken... çok ayrıntıya girmek istemiyorum aslında seçim sonrasında… ve nihayetinde yerel yönetimlerde akp.ye oy vermiş bir seçmen olarak bugün; o dik duruşu arkasında: “ ananı da al git”, diyen bir ana evladına, “ askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diyen 2 askerlik çağında ama askerliğini henüz yapmamış evlat babasına; Başbakanıma “ ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin” ve akabinde “ kriz bize teğet geçti” söylemlerine elbette alkış tutmuyorum… ve doğru bulmuyorum… ve bu söylemleri nihayetinde talihsizlik olarak görüyor ve acıyorum…
Seçimin kara bulutunu daha yeni üflemişken memleketim üzerinden şimdi bana seçim demeyin n’olur! Seçim siyaset, savaş ve düşmanlığı hatırlatıyor bana en belirgin haliyle… 1999 seçimlerinde benim babam Belediye başkanlığına adaylığını koymuştu DYP partisinden…Kazanamamıştık…. O zaman takriben 12-13 yaşlarındaydım… Seçim ve siyaset bana o zamanlar savaş ve düşmanlığı hatırlatıyordu…. Yineliyorum çünkü hangi insan bu kadar çirkinleşebilirdi ki! Benim çocukluğumda şahit olduğum kötü bir anı bu! Saçmalar yağıyordu balkonumuzun tavanına, taş atıyordu niye attığını bilmeyen haylaz çocuklar, akrabam, dostum arkadaşım, komşum kavramları karışıyordu… Seçim dönemi bir savaş; siyaset ise düşmanlık oluyordu… Renk gibi sanki senin rengin farklıydı benden ve sen o zaman bu savaşta kaybedende olsa zaferin keyfini çıkaracaktın… ve sonuç sen benim rengimden değilsin o zaman sen düşmansın tümevarımıydı…
İnsanların etrafında yapılan hizmetlerden bihaber gibi görünmeleri, kendilerine ait olmayan bir kılığa bürünmeleri pek hoşuma gitmiyor işin özü… Biz bilinçli seçmen olamıyoruz herkesin vardığı ortak kanıda olduğu gibi… Yerel yönetimlerde seçeceğimizin; yerel bir hizmet yapacağını unutuyoruz. En başta kim eve kömür yolluyor, erzak yolluyor birde üstüne belki eşine, belki çocuğuna iş vaadinde bulunuyor… Tamam oyum senindir, rengin rengimdir diyoruz… Mevcut başkansa tercihimiz bakıyor muyuz hizmet yapmış mı yapıyor mu? Daha önce bir başkanlık geçmişine haiz ise şayet tercihimiz öncesinde varmıymış teminatı yapacaklarına imza atacak? Ya da olmadı yeni bir yüz yeni bir aday, hangimiz araştırmış dinlemiş projesi nedir, planları nedir? Diye… Yok bizde kabahat gider sorarız “oyumu sana verecem baha karşılığında ne etcen” diye en ucuz rolüyle-inanın buna çooook şahit oldum binbir ağız yorumuyla .- Seçim bir propagandadır insanları ikna etmeniz gerekir ama şayet karşınızda bir koyun sürüsü toplum var ise flüt çalmanız yeterlidir… Biz neden gelişemiyoruz yıllardır “gelişmekte olan ülke” basamağını bir türlü atlayamıyoruz? İşte bu sorunun esasında tek cevabı herkesin birer birer kendi içinde saklı… Düşünce yapımız…
Kendinizin farkında olmalısınız her şeyden önce ve bir tercih yapmalısınız kesinlikle… Ya dağdaki çoban kadar denilen basite indirgenmiş bir oyunuz olacak ya da siz inanacak ve inandıracaksınız KENDİ oyunuz olacak… Unutmayın size bir HAK verildi “seçme hakkı” ödeviniz var, göreviniz var doğru seçimi yapmak ve ileride yaptığınız şeyin doğru olduğundan emin olmak. Aksi takdirde verecek hesabınızı düşünmelisiniz…

0 di (yorum):

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu