Büyüyünce ne (mutlu) olacaksın?

Son zamanlarda favori iç sesim oldu; duydukça öğrendiklerim; öğrendikçe şahit olmak zorunda kaldıklarım; şahit oldukça da şaşırdıklarım… ve nihayet şaşırdıkça ….hay ben böyle düzenin…. İle başlayan cümleler kurma arzusu ile kendimi yakaladığım anlık yaşanmışlıklarım…

Küçücük bir kız bir elinde temsilen şeker diğerinde lahana bebeği var diyelim… ve soruyor büyük… Büyüyünce ne olacaksın? Diye küçük’e. Gelin hep birlikte düşünelim de… Büyüyünce ne olacağız? Ne zaman büyüyeceğiz ki büyüyeceğiz? (burada 2. Büyüme ülkenin büyümesi, gelişmesi anlamında) ya da büyüyünce ne olmalıyız?/olmalıydık? Sorularına cevap bulalım.

“En popüler meslekler ne olabilir?” girizgahı olsun ilk suallerimizin…

Doktor, Mühendis, Avukat meslekleri her dönem popülaritesi olan meslekler iken bazı dönemlerde “moda” haline gelen meslekler de vardır. Farz-ı mahal bir dönemde …” bu devirde (hangi devire tekabül ediyorsa işte)ya topçu, ya popçu olacaksın” söylemleri dolaşıyordu sözüm ona lise sıralarında, kadınların gün toplantılarında… Aynı zamanda insanların meslek tercihlerinde en önemli faktörlerinden biridir bilindiği üzere anne ve baba yani ebeveyn tutumları… Benim oğlum doktor olacak ben olamadım ama o olacak… Buradan bu tutumda olan ebeveynlere duyrulur; Pek sevgili ebeveyn senin olmak isteyip de olamadığın bir şeyi birine oldurmak istiyorsan….Ammann nasıl bir cümle olduysa bu! Ne ise sizin anladığınızı umuyorum: ) koşul sonrası cümleme devam ediyorum. …İstiyorsan öğretmen ol…bir sürü doktor, avukat, mühendis ne olmak istiyorsan işte seç beğen oldur: )

Bazen de meslek seçiminde etkin rol oynayan diğer bir etken de dönem dizileri olabiliyor… Polisiye dizi moda ise polis olmak isteyen gençlikte artış, Şehrazat mimar ödüllü ise bi de mesela Mimarlık gündem yapabilir, gazeteci bir dizide çocuk kurtarır hayatı değişir kahraman duyguları depreşir mesela, he bir de kahraman köy öğretmenlerini unutmamak gerekir. Tabi daha önceki yazımda belirttiğim üzere tekerrüre gerek görmüyorum bu sefer… Kurtlar vadisi etkisi ile mafya babası olmak isteyen bir gençlik tespiti değil bizimkisi…: ) Eğer öyle bir tespite ulaştıysanız sonuçta hatırlatma Ey Türk Gençliği…Çıkar at; at gözlüklerini….: )

………Gelelim küçük kız çocuğumuza canı sıkıldı onun şimdi yalnızlıktan… Ama bizim küçük, büyük’ün sorusu karşısında düşünmüş ve dökülmüş… Tek tek cümleleri tatlı bir çift dudağının arasından elbet önce arkadaşlarını dinlemiş. Kimisi ya düşünmemiş daha büyümeye niyeti yok ya da anne olmak isteyenleri varmış anlam verememiş bir türlü….ve demiş ki ben…

…Doktor olucam iyileştircem tüm hastaları ve iğneyle korkutmucam hiç bi arkadaşımı…ama demiş sonra… Hep hasta hep hasta…beyaz önlüğü pek yakıştırmamış zatına:P

…..Avukat olucam ben demiş sonra savunucam sadece haklıyı… ve evet ben tutturucam adaletin terazi dengesini…ama demiş sonra… Hep suçlu, hep suçlu…yeşil ve kırmızı çizgili siyah cüppeyi yakıştırmamış zatına:P

……Öğretmen olucam ben demiş… En başta kendi öğretmenini örnek alarak… Öğreten olucam her bildiğimi ama sadece benim bildiğimi bilmesini istemicem öğrenenimin… Düşünmeye, içinde bulunduğu düzeni bile eleştirmeye eğilimli olabilmeli benim öğretmeye heveslendiklerim…ama demiş sonra… hep sübyan hep sübyan…da bilmeyene öğretmek kolay da ya mevcudu değiştirmeyi başarabilmek asıl mukaddeslik orada. Klişe hanım öğretmenlik sıfatını bu sefer de yakıştıramamış zatına:P

….Mühendis olucam ben demiş… Ve sonra her mühendis gibi bir sıfatla şirket kurucam belki belki de … devam edemedi şimdi… ama dedi sonra… hep matematik, hep matematik… Mühendis şapkasını da yakıştırmadı zatına:P

….Başkan olucam ben ya da vali, kaymakam belki…Mülki bir amir olmalı dedi… bana öğretmenim öğretti eleştirebilmeliyim içinde bulunduğum düzen ikilemini… ya da düzensizlik mi demeli… ve evet ama dedi sonra… Hangi birine yardım edebilirim ve nereye kadar yetebilirim? Hep siyaset hep siyaset…. Takım elbiseyi de yakıştırmamıştı zatına:P

Çok mu zor.. Bir yaşa gelince tuttuğun takımdan, hayran olduğun sanatçıdan, beğendiğin actörden ve hatta renkten, yemekten önce meslek belirleme yönelimlerini kanıksayabilmek.

…..ben şimdi burada durmuş da sanki bakıyorum o kimliğini sorgulayan çocuğa ve diyorum dinle tatlı küçük kız çocuğu… İçindeki kahramana ses verişlerin.. ve düzene, sisteme isyan edişlerin… yersiz değil elbet ama… Ne olursan ol; mutlu olmayı başarabilmen gerek bu hayatta. Doktor olduğunda zengini iyileştirmen gerektiği söylendiğinde de, Avukat olduğunda haksızı savunman için para verildiğinde de, öğretmen olduğunda müfredatı taşmaman gerektiği tembihlendiğinde de, mühendis olup birçok insanın yaşayabileceği bi mekanı kaçaktan inşa etmen için çalıştırıldığında da…mutlu olmayı başarabilmelisin… Belkide arkadaşın haklı sen ya büyüme hiç ya da anne olmayı iste… Büyüyünce ülkesi sevmeyen bir birey olmaktansa çocuğunu çok seven bir anne: )

Mutlu ol tatlı küçük kız çocuğu sadece… İsyan etme içinde bulunduğun düzene demiyorum ama… Sen yinede ….hay ben bu düzenin..ile başlayan cümleler kurmaya yeltenme!

Gel gelelim sorunun cevabına… büyüyünce ne olacakmışsın? Herşeyden önce mutlu olacakmışsın mı… Sen kafanı yorma kız çocuğu sen bir büyümeyi başar hele… büyüyünce ne mutlu olacaksın gör: ) Ve bu hayatta öğrendiğin en ehemmiyetli şey olsun… Mutlu olmayı başarabilmek…

NOT: Son bir not olmazsa olmazı olmalıydı bu yazının…Ben ve bitter’ime Yasmin ablamızdan hediye… Nihayet bitirdiğim bir kitabın son bölümünden bir dua: “Tanrım; değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver” Amin…Tüm küçük kız çocukları adına…

2 di (yorum):

  • bitter | 20 Ekim 2009 23:06

    keşke hep çocuk kalsak diyenlerdenim.. hem, çocuk kalıp hem mutlu olsak..
    umrumuzda olmasa dünya, 3 kuruşa eşekler gibi çalışmasak, 2 paralık adamların kuklaları olmasak, sadece üzüldüğüm o gün yiyemediğim horoz şekerim olsa.. Onuda ertesi gün yeme mutluluğunu yaşasam.. ama çocuk kalsam...

  • Palyözi | 21 Ekim 2009 01:28

    Canım benim sen 23 yaşında afet bi hatun sıfatında masum bi çocuk güzelliğine haizsin...Bunu bil...ve öyle çocuk kalmaya temennilerin olmasın... Sen 21.yüzyılda kimsede bulunamayan kaybedilmiş çocuk mutluluğunu göstermesende güzel yüzünde gizleyensin...Canım bitterimsin benim...hiç acı tadını hissetmediğim:P

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu