Öğretebilmek ne güzel yetenek!

Öğrenebilmeyi becerebilmek de bir o kadar zor olsa gerek!

Mukaddesliğinden bahsetmeyeceğim öğretmen mesleğinin… İnsanlara bir şeyler öğretebiliyor olabilmek her zaman mutluluk verici olmalı….

Oysa o kadar çok öğretmeye hevesli insan var ki çevremizde… Sokaktan geçen her vatandaşın muhakkak öğretecek bir şeyleri var… Evde annemiz, babamız sürekli öğreterek eğitmez mi bizi? Okuldaki öğretmenimiz gibi! Bir gün sevgilimiz belki, belki ruh eşimiz, eşimiz öğretmez mi bizi “ben biber dolmasını kıymalı severim hanım bundan sonra kıyma koyacan”: ) dedimi onunla öğreniriz bir dolmaya kıyma koymayı, bir işe iş katmayı, onunla onun da istediği gibi yaşamayı… (nasıl bildim buraları değil mi bekar bir kız olarak: ) )
Sonra işteki patronumuz, müdürümüz öğretir, “bilmem ne hanım bunları böyle böyle dosyalayın rapor halinde sunun lütfen” ___öğrendik tıpkı bir öğretmen miş gibi üstlerimizden işimizi.
Sonra anne olduk… yine öğrendik bir çocuktan sabırlı olmayı, feragat etmeyi belki alışverişten, kuaföre gitmekten,kendine zaman ayırmaktan işte işin özü….çocuklarımız dedi; en çok duymayı istediğimiz hitap kelimesi ile birlikte en başta “ anne benim canım parka gitmek istiyoorrrrr! Çikolatalı kek, patates kızartması birde evcilik oynasak ya sen çocuk ol ben anne! : ) sen hasta ben doktor……..“ öğrendik… İşi gücü bırakıp onunla oynamayı ya da işten güçten yorgun argın gelsek de ona gülmeyi, ona vakit ayırmayı…

Bu yazıyı esasında dünyanın en güzel ve en tatlı meleği,öğretmeni olan ANNECİĞİME en başta sonra hayatıma giren tüm öğretmenlerime, bir öğretim görevlisi olan ablamın eşi ağabeyime; veeee blog dünyasında da beni tatlıca bir açtığı kucakla kucaklayan en son tanıdığım en tatlı en öğretici aşkına haiz öğretmene NALAN öğretmene ithaf ediyorum efendim: )

Kendisi emekli bir ilkokul öğretmenidir…. Ertuğrul torunu pek bir meşhurdur… O da nasibini fazlasıyla almıştır umarım öğreten öğretmenimin sevgi ve öğretici çiçek yapraklarından… Çiçekler bile yaşlanır solar ya bir gün, dereler kurur, bulutlar saklar dağları, toprak çatlar, amaaaaaaa emekli öğretmenim NALAN hanım asla solmaz ve de işin özü yaşlanmaz, EMEKLİ olmaz….

Çok anlattım tanıştırayım size kendini…… http://nalanevi.blogspot.com/ aynı zamanda başlığa da tıklayabilirsiniz kendisine ulaşmak için....


Bu yazıyı da işteki internetimin bozulmasından sebep; öğretmenimin adaşı YAKIN arkadaşım Nâlan koyacak nete;) Kendisine de teşekkürlerimi sunarım…..


Sevgiler…………..

16 di (yorum):

  • haykırış | 24 Kasım 2009 07:31

    Sevgili kardeşim,
    Sayende tanıdım Nalân öğretmeni iyi ki tanıtmışsınız eli öpülesi öğretmeni.
    Sebep oldunuz çok teşekkür ediyorum.
    Sevgi ve saygıyla,

  • sufi | 24 Kasım 2009 10:33

    Nalan öğretmen ya da başöğretmen Atatürk ya da BİZliği bize öğreten 5 yaşındaki bilge çocuk her kim olursa olsun bizlere sevgiyi ve inancı aşılayan tüm öğretmenlerimize şükranlarımızla.

  • Palyözi | 24 Kasım 2009 22:18

    Sufi=> teşekkür ederim güzel şükranın için evet aslında anlatmat istediğimi çok iyi anlamışsın ve dile getirmişsin bunun için teşekkür ederim...

    Haykırış=> saygılar en ciddisinden ve sevgiler en sepetlisinden bendenizden size gitsin...tanıştığınıza sevindim.sebep olmama da tabi...;)

  • nalan | 25 Kasım 2009 01:50

    Öziciğimmmm canımsın,ne güzel yazmışsın beni çok gururlandırdın.Dün gece nete çok geç girdim problem vardı yazımı da gezdiğim sayfalara yorumlarımı da yazdım fakat yayımlayamadım.
    sufi ve haykırış ,sizlere de teşekkür ederim.
    Sizleri tanıdıkça tüm öğretmenler olarak verdiğimiz emeklerin boşa gitmediğini Cumhuriyet ve Atatürk İlkelerinin kıyamete dek yaşayacağı konusundaki inancım tazeleniyor.
    İyi ki varsınız.

  • Palyözi | 25 Kasım 2009 04:53

    teşekkür ederim öğretmenim ne demek....elbette iyiki varız...iyiyiz de varız ki senin farkındayız;)

  • Zeugma | 26 Kasım 2009 13:35

    Bu güzel yazı için kendim ve tüm öğretmenler adına şükranlarımı iletiyorum.
    Bayramını kutluyor, sağlık, mutluluk ve güzellikler içinde içinde geçmesini diliyorum.

    Sevgilerimle...

  • Palyözi | 30 Kasım 2009 23:03

    Teşekkür ederim...öğretmenim;)

    Sizinde bayramınız kutlu olsun...

    Saygı ve sevgiler;)

  • hasretsenfonileri, | 2 Aralık 2009 05:20

    Öğretmen, herşeyi bilen değildir ..
    Bildiğini öğretendir.
    ÖĞRETEBİLENDİR..
    30 yıl bu zevki tattım ben..

    Seni kutlamak ve kucaklamak için buradayım sevgili Palyözi.. "vefa" akıl+duygu+inanç üçgenini birleştiren halkadır bana göre..
    O olmazsa hiç biri diğeri ile birleşemez..

    Şimdi meslekdaşımla tanışmaya gidiyorum! Hoşçakal.

  • Palyözi | 2 Aralık 2009 23:51

    Ne güzel altını çizdiniz öğretmenim öğretebilme yetisinin! Ben ilk Nalan öğretmeni keşfettiğimde demiştim "öğretmenin emeklisi olmaz" diye...İnsan bildiklerini bu denli paylaşabilmeyi görev nasıl beller? Sonrasında; şu anki gibi Blog dünyasındaki bir çok öğretmenimin variyetine şahit oldum! Ne mutlu varsınız blog listelerimimizde:)

    Sevgiler...Kucak ve kutlama samimiyetiniz için de teşekkürler;)

  • Fıkra Sevenlere | 3 Aralık 2009 01:40

    Bir öğretmen olarak Nalan öğretmeni kıskandım doğrusu:)) Ama bir meslektaşımı da tanımış oldum sayeniz de.. Güzel, bence çok anlamlı bir hediye!!
    Selamlar

  • Palyözi | 3 Aralık 2009 06:15

    teşekkürler....

    Biraz önce Hasretsenfonileri'ne söylediğim gibi böylece tanımış da oldum birçok değerli blog öğretmenimi...Ne mutlu bu yüzden bana, bize, size:)

    Kıskanmayın bir gün sizede bir öğretmen fıkrası anlatırız, yaratırız;)

    Sevgiler...

  • Gökhan Dumanlı | 3 Aralık 2009 09:04

    Son dönemde okuduğum en güzel blog yazısı idi..

    Hep yazman dileğiyle : )

    Sevgiler

  • nalan | 3 Aralık 2009 09:22

    Dostlarım artıyor sayende palyoziciğim,
    hepinizi tanıdığıma çok sevindim
    selam ve sevgiler yolladım size

  • Palyözi | 3 Aralık 2009 22:35

    Gökhan => teşekkür ederim ne güzel tek cümlede iltifat bu...Beğenine ve beğenini bu denli dile getirişine çok sevindim...Teşekkürler...

    Nalan Öğretmenim=> İnanın bende bu yazıdan sonra bir çokkkk Öğretmen tanıdım....Blog dünyasından;) Nasıl bir meslektensiniz ki siz sürekli öğretmeyi ve paylaşmayı ilke edindirmişler sizlere. Kutsallığını bu derece anladım sanırım şimdi:)

    Sevgiler...domuz gribinden korkusuz ıslak ıslak öpücükler öğretmenimmmm:)))

  • aysema | 27 Aralık 2009 16:22

    Ben de meslektaşımla tanışmaya gidiyorum. Teşekkürler.

  • Palyözi | 29 Aralık 2009 09:02

    hoşgeldiniz hocam sevgiler...selamlar ben denizdende her daim meslektaşınıza...
    yazın ve yaşayın hep olur mu?

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu