100. İzleyici Şerefine Akrostiş....


100.izleyicim şerefine! Akrostiş…
Yazmak hiç bitmedi de başka blogları da izlemeye başladığımda fark ettim izleyici sayım bi hayli günden güne artıyor…Ve izleyici sayımatiği 100’e yaklaşıyor. Dedim ki içimden 100.izleyicime bir akrostiş yapayım…
90’lardayken merakla bekledim 100. İzleyicim kim olacak diye! Önceden paylaşıyım mı diye de düşündüm ama ….neyse nihayetinde. Birde baktım 100 olmuş ve 100. İzleyicim de benim çokkkk önceden beri izlediğim şiir yazan bir blogdaşım, ağabeyim olmuş….. Blog adı da kara kalem…Amma velakinnnn ben onun gibi kalemi kararmış gözler Dolayısıyla bende kara kalemler’e bir akrostiş yazdım….Aşağıda sizin tarafınızdan okunmayı ve bir sonraki pop-up yorum penceresi ile de kayıtsız kalmamanızı bekliyor: )

Kalem her şey bir kalemin sihrinden olsa gerek,
Aldatması zor, çenesi düşük, şahane bir gereç,
Riyası ise onu sadece somut hayal ederek,
Algılamaları elbet. Oysa bir kalem, esas yazan için biçem demek,


Kör gözün görmediğini yazan kalemler var.
Aslına inkâr bunca cümleyi gerçek umarlar.
Lüzumsuz anlatım bozukluğu kurar,
Ehemmiyeti de bunda sayarlar.
Mağarifeti kimsenin anlamadığı,
Lâyıksız sonu üç nokta ile biten cümlelerde ararlar.
Elbette anlamaktan çok anlatmaya yarar.
Resminde çünkü kaleminden yapılmış anlamadığı ama anlatmaya çalıştığı onca yıkık kale var…



Burda kendimi anlattım galiba….Köşe yazan kalem, kelime yığan kalem olarak, annesinin kara kızı kara kalem’e sunan olarak...

16 di (yorum):

  • haykırış | 2 Şubat 2010 01:41

    Eline sağlık kardeşim beni öyle bir zamana geri götürdünüz ki hem geçmişimi yâd ettim hem hüzünlendim..
    Gençlik bu ya sınıf arkadaşımı seviyordum o yıllar adının Akrostiş olduğunu dahi bilmeden ders aralarında isminden şiirler yazardım gel zaman git zaman o evlendi ben evlendim ve 2001 yılında hastane odasında ziyaretine gitmiştim torun sahibi bile olmuştu tabucu olduğunda evine ziyarete gittiğimde o vakit gençlik aklıyla yazdığım şimdiki adıyla Akrostiş şiirlerimi göstermişti.
    Çok duygulandım eline koluna sağlık.
    Sevgi ve saygılar

  • deep | 2 Şubat 2010 02:00

    Ne güzel anlatmışsın palyözi.Önce ruhun demiş tut kalemi kelamımı taşı harflere diye,sende almışın kalemini eline,Bir kalemdaşına hediye etmişin kaleminden akan duyguları..Kalem tutan elin sağolsun.
    İçinin sözleri hiç susmasın...
    Sevgilerimle...

  • Kara Kalem | 2 Şubat 2010 02:02

    Hayat; bir yerden sonra yeniden başlamalıydı. Bana uzatılan bir el gibi tutuyorum senelerdir kalemimi. Birlikte paylaştığımız o kadar çok şey varki. Gece vardiyasının dağılmak üzere olduğu erken sabahlara yakın saatlerinde, limancının kahvehanesinde işçi arkadaşlarımızla günün ilk ışıklarının, o üzeri mis gibi tarçın kokan sahleplerini içeriz. Ne çok sözü olur biliyormusun hayatın.

    Bazen bir trenin yolcu vagonunun rahat deri koltukların da uzaklaşırız tüm yerlerden. Daha yakın olabilmek böyle bir şeydir hiç bilmediğin coğrafyalara, hiç tanıştırılmadığın o coğrafyanın kadın, erkek, çocuklarına.Bavullar dolusu kayıp sözler birikmiş dönüşlerimiz olur.

    Yeni tanıştığım o kadın kalemim için şu ifadeyi kullanmıştı, "sizin kaleminiz dokunaçları bulunan bir aşk böceği gibi adeta, her kelimesinde biz varız hissi veriyor".

    Seni tanımak ve okumak çok güzel kardeşim. Bu anlam dolu inceliğin içinde benim için kullanmış olduğun, onur duyduğum sana ait kelimeler için ne kadar teşekkür etsem azdır.

    Sevgilerimle

    Ahmet Abin

  • Palyözi | 2 Şubat 2010 02:04

    Ahhh...Hocammm benim ne diyim...Tesadüfe bak....Beğendiğine sevindim...bende lise yıllarında çok yapmışımdır. sonrada alışkanlık haline gelir gibi oldu....okuyanlar beğendikçe...bende yazdım...100.cüye de böyle bir halka taktım....öpüyorum ellerinizden hocam...
    Bazen eskileri yâd etmek güzeldir...Yenilere renk verir:)

    Sevgiler...

  • Palyözi | 2 Şubat 2010 03:15

    Sevgili Ahmet abim=> Okurken doyamamak kara kaleminden çıkan kurşun yaralarına bu olsa gerek....susmasın hiç kalemin diyor insan...ve ekliyor susmaz, susturamaz hiç bir bilinmeyen lisan....Teşekkür ediyorum...iyiki varsın...

    Sevgili Deep.cim=> teşekkür ediyorum öncelikle güzel yorumun için...ortak nokta bulabilmek tüm çabamız sanki...birileriyle aynı dili konuşabilme çabası içindeyiz aynı ülkede, aynı ananelerle dolu bir çevrede. bu bağlamda ortaklığı yazıda bir ağaçtan çiçekli dallarıyla bezenmiş bi kalemden bin meyve söz dökebilmek...seviyorum...yazmayı...yazanı...anlayanı...anlatanı...yazıya yazarak yanıta saygı duyanı...teşk. canım...sana da kucakk dolusuuu DERİNNN sevgiler...

  • deep | 2 Şubat 2010 06:27

    ne mutlu sana palyözim bunu başaranlardan olmak,aktarabilmek yürekden yüreğe içindekileri.Okudukca senden bir parça eklenir bir başka yüreğe ve böyle çoğalır paylaştıklarımız..
    Kucak dolusu derin sevgileri gönderen derin yüreğe derin bir saygı duruşudur sözlerimiz.:)

  • Syhn | 2 Şubat 2010 06:51

    tebriklerrr :)
    nice 100lere.. :))

  • içimdeki yolculuk (funda) | 2 Şubat 2010 08:01

    ne güzel yazmışsın..insanın kaleminden bazen öyle şeyler dökülüyorki şaşırıp kalıyosun..

  • mr_lonely | 2 Şubat 2010 13:03

    100. izleyici olmak varmış. :))
    Güzel bir akrostiş olmuş. Eliize yüreğiize sağlık. :))

  • Palyözi | 2 Şubat 2010 22:45

    Dolunaycım=> teşekkürler;)

  • Palyözi | 2 Şubat 2010 22:52

    Sevgili deep=> Canım benim asıl sen ne güzel yorumluyorsun böyle...Senin o derinnn saygı duruşu misyonunu yüklediğin sözcüklerin de her daim paylaştıklarımızın en başında olması ve hiç yokluğunu bize aratmaması adınadır temennim!

  • Palyözi | 2 Şubat 2010 22:57

    Syhncım=>teşekkür ediyorum hep birlikte inşallah amaç bilmem kaç yüzleri arkada bırakmak değil aslında...Konuşabilecek, yazışabilecek gerçek düzgün cümle ve Türkçe haizlerini tanımak...Yüzde belki oranını öğretir bize:)

    İçimdeki Yolculuk(funda)=>hakkaten doğru söylüyorsun aynen söylediğin gibi...Her seferinde şaşırıp kalıyorsun; bir daha bir daha okuyorsun...ve sanki bir yerden duyduğun şarkı sözü gibi mırıldanır buluyorsun kendini:)Başkalarına ait dizeleri...

    Mr.lonely=>Aslında 100.ün katlarında da başka türlü ya da yine bunun gibi ya da birinden köşe yazında bahsetmek gibi süprizlerim olabilir...Öyle bir gayem yok ama...Kim bilir? :)

  • Burcu | 3 Şubat 2010 00:15

    Nice 100'lere diyelim o zaman bakalım ne süprizler gelecek senden :))

  • Palyözi | 3 Şubat 2010 00:59

    :) bakalım...bende bilmiyorum henüz....;)
    :)(:

  • oyumben | 3 Şubat 2010 13:38

    Devamlı yazmalıyız...(gözlerini kırpıştırır. mutludur.)

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu