SAĞ olmaktan gelir SAĞLIK!

19.02.2010 tarihli köşe yazım!


Sıhhatin oldu mu yapmak istersin her bir şeyi
Aklın erdi mi de bilirsin yapmaman için tembih edilenin,
Gerçekte ne de mantıklı geldiğini,
Lüzum görmesende vaktinde sen doğruya telkini,
Issızlığa terk etti mi seni bir virüs serserisi,
Kabulündür bu beşliğin baş harflerinden yoksun kaldığın zat-ı alini….

: ) (:


_________________
Çocukken düşerdik dizlerimiz kanardı; şimdi ise keşke kanayan hep dizlerimiz olsa diyoruz! (bu bir duvar yazısında da mı vardı ne?) Bugünlerde çevreniz hastalığı ile savaşanlar ile kuşatılmış… Gün geçmiyor ki şaşırmaktan kendimi alamıyorum. Birileri hastalığın pençesinde yaşam mücadelesinde. Kanseri yenemiyorlar, bilumum grip çeşitlerinden muhakkak birine yeniliyorlar, kronik hastalıklara yakalanıyorlar; tansiyon hastası, şeker hastası, kalp hastası, astım hastası….v.s oluyorlar…Adlarını yeni duydukları ama hakkında çok şey öğrendikleri bir hastalığı artık yaşam biçimi belliyorlar… Ve sıfatları oluyor artık kullandıkları ilaçların sebebi kronik hastalıkları…”Onun tansiyonu var şekeri var Allah korusun ama kolesterolü de var, böbreklerinde taşı var, gastrit/ülser/reflüsü var, astımı da var…” Ve maalesef bu gidişle belkide sayılacak kadar az ömrü var(!)
Hastalık arttıkça; senaryolarda türüyor. En bilindik Türk cümlesi: “Eskiler nasıl uzuuunn yaşarlardı? Çok basit: Çok çalışarak ve çok sağlıklı beslenerek tabiî ki. Şimdi ise teknoloji hem bizi bedenen tembelleştiriyor hemde psikolojikman yalnızlaştırarak çaresizleştiriyor. Ve gayrisafimilllihasılanın (kişi başına düşen milli gelirin) düşüklüğü de sağlıksız bir çok ürünün pazarda çok fazla yer almasına sebep oluyor. Hatırlayın; eskimiş kaşarların, sakatatlı sucukların, bozuk süt ve yoğurtların, köpek eti karışmış etleri pazarlayan kasapların variyetini... Alım gücü düşük vatandaş için bu işlerin ticareti de bir “iş”ten sayılıyor!
İnsanların kendi sütünü, peynirini, yoğurdunu hatta etini, muhtelif sebzesini, meyvesini kendinin yetiştirdiği dönemler geride kaldı.Bu günlerde manavlık ürünlerin de hormonsuz’unu bulabilene aşk olsun! Bütün bunlar esasında çok kapsamlı araştırmalar sonucunda da rakamlarla ve bilumum sağlık ya da hastalık terimleri ile ifade edilebilecek olabilir. Fakat her hastalığın sebebi yine sokak vatandaşımızın genel kanaatidir ki”STRES” bununla ilgili de çeşitli stres atma yöntemleri doğmuştur: Mesela bilgisayar oynayarak ya da internette sörf yaparak ya da hiç tanımadığınız insanlarla sözüm ona sosyalleşmek, stres atmak amacıyla sohbet etmek teklifi üzerine ticaret hileleri. Ya da efendim yoga’dır, Feng shui’dir, Plates’dir gibi kendi ata ananelerinden tamamen sıyrılarak-ki biz ninelerimizin atalarımızın sağılığının ne kadar bizlerden iyi olduğu üzerine hemfikirdik- başka kültürlerin felsefelerinde stres atmaya tonlarca para yatırarak … Hımm aynı zamanda bunları teknolojinin bedenen tembelleştirme sonuçlarından biri olan kilo almanın ticaret hilesi olarak da sunabiliriz. Aynı zamanda son günlerde sıkça duyduğumuz kısaltma GDO(Geni Değiştirilmiş Organizma)’lu ürünlerin popülaritesi de hem insanoğlu üzerinde stres yaratıyor hem de sağlıksız beslenmeye ve sağlıksız yaşam’a kucak açıyor...: (
Genel kanaatim şudur ki; insanlar ilerleyen teknoloji sayesinde hem fizyolojik olarak tembelleşiyor hem de psikolojik olarak nasosyal bireyler halini alıyor…. Örnekle anlatırsak; artık hepimizin bildiği üzere alışverişler internetten bile yapılabiliyor, bu tüketiciye sunulan bir tercih tabiî ki ama bu tercihi sıcak kılan ise çalışan bayanların da artması ile alışverişe zaman kalmaması ve bunun çok pratik olması… Fizyolojik olarak insanları tembelleştiriyor bu tutum. Psikolojik olarak da daha yalnızlaştırıyor. Marketteki güzel kasiyerleri ve “bu size çok yakıştı, bu sene bu moda ya da bu fiyata başka yerde bulamazsınız” diyen bilmiş tezgahtarları görmek hayâl… E-alışveriş mantığında kasiyer hesap numaranız, tezgahtar Mouse ve Google arama motoru sonuçları arasındaki karar olsa gerek:)
Sonuç olarak şimdi sizlere birkaç tavsiyede bulunmam gerekiyor sanırım… Aslında hepimizin bildiği şeylerden bahsettik…ve biz çok zeki bir toplumuz vermemiz gereken kiloyu bilipte verememek, bırakmamız gereken sigarayı (lanet olsun)bırakamamak gibi bildiklerimizi tüm iştahımızla kafa sallıyoruz ve uygulamada huppp hemen dönüveriyoruz… En makbul karar: “ Karar verdiğin anın nöbetinde cayılandır” mantığı: )
Dengeli beslenmeyin o zaman… Bütün bunları okuyup “ben bunları biliyordum zaten” diyip vah’lanmayın da strese v.s girersiniz alimallah! Sadece FARKINDA olun her şeyin… Hiçbirimiz mazoşist değiliz ki; bir gün acı çekeceğimizi bile bile kendimize işkence edelim…Tek yapmamız gereken FARKINDA olmak galiba…Tıpkı yazımızın başındaki SAGLIK akrostişinin tembihlediği gibi…
Annem hasta…Öyle çok önemli bir şey yok ama…(O zaten şekeri, tansiyonu sıfat olarak kullananlarda ve bazı kronik hastalıkları yaşam biçimi edinenlerden…)Tüm duam onunla…bu günlerde bronşit teşhisi koyulması biraz ürküttü bizi….
İşte buna sebeptir ki:
Öznur bu günlerde size Sağlıklı Günler diler…… VE unutmayın ki SAĞ olmaktan gelir SAĞLIK ve Her şeyin başı SAĞLIK…. Yazımı okuduğunuz için: Sağolun…

0 di (yorum):

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu