Hem okudum, Hem yazdım!

Son 3 ayda okuduğum kitapları yazmak istedim… Ve yazdım gitti:)

BİR ÇİFT YÜREK_Marlo MORGAN: Çok güzel bir kitap… Öncelikle elime okumaya başlama sebebim: Morgan’ın hiçbir kitabını okumadım bunu da çok duymuştum okumam gerek düşüncesine kapılmam idi…
İnsan bu kitabı okurken bence sınırların kendi yaşamında neleri ifade ettiğini sorguluyor. Kendinize sorular sormanızı sağlıyor yani… Bu açıdan güzel! İlk başta “Bir çift yürek” diyince hiç konusunu araştırmadan hayal ettiğim aşk romanı olması idi. Yanılmışım. Çok başka bir kitap…Morgan’ın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen sürükleyici ve akıcı bir anlatımı da var… Ve kitabın en çok sevdiğim son bölümlerinden bir cümlesi… Aborjinlere ait olduğu söylenen dua: “ Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.”
Bence kesinlikle okunması gereken bir kitap! –bu da çok klişe bir cümle oldu Ya da şöyle diyelim… Kitap okurken çok büyük fayda sağlanır. Bu fizyolojik bir fayda değildir. Karnınızı doyurmaz, uykunuzu almanızı sağlamaz… Bilakis aç kalabilirsiniz bir kitabı bitireceğim diye veyahut uykusuz… Ama kapattığınızda bir kitabın son sayfasını 2 dakika da olsa durup düşünüyorsanız bence fayda! Fayda bu anlamda göreceli… Neyse diğer kitaplara geçelim:


ŞİMDİ DÜĞÜN ZAMANI_İpek ONGUN: Lisedeyken romanlarını büyük bir hayranlıkla, hevesle ve tek nefeste okuduğumu hatırlıyorum. “Bir Genç Kızın Gizli Defteri” ile başlayan serüveni “Adım Adım Hayata” ya kadar okumuştum… Geçenlerde de Dur birde şu “Şimdi Düğün Zamanı” nı okuyayım dedim ki! Tam bir hayal kırıklığı… O kadar basit ve sıradan bir dil geldi ki üzülerek söylüyorum…Kitabı bile bitiremedim. Yarıda kaldı: ( Belkide ben henüz “Şimdi düğün zamanı” okuyacak kıvamda değilim bilemiyorum…: )
GİT KENDİNİ ÇOK SEVDİRMEDEN_ Tuna KİREMİTÇİ: yine aynı sebepten ötürü ; “ya şu Tuna KİREMTÇİ’nin bir kitabını okumalıyım diye düşünüp… Okudum. Önce ilk romanını okudum. “Git Kendini Çok Sevdirmeden” ve çok beğendim… Sürükleyiciydi. Akabinde ikinci bir kitabını daha okudum. Sadece kitabın adı için bile okuyabilirdim. “Bu işte bir yalnızlık var”
Yazarın öncelikle kitaplarına koyduğu isimler çok güzel… Ve bence başlık çok önemli… Kimse güzel bir kızı gördüğünde ilk önce bacakların ya da kollarına bakmaz değil mi? _kötü niyetli değilse tabi: ) – Yani ilk önce baş’a bakarız… Başlık’a bakarız….
“Git Kendini Çok Sevdirmeden”: Aynı anda farklı iki zamanı anlatan bir roman… Bir kadının önce şimdiki zamandaki durumu ve çocukluğu anlatılıyor… Bir süre sonra iki hikaye çakışıyor… Konusu tek kelimeyle anlatılmak istenirse: Aşk… Zaten başlıktan da belli!

“Bu İşte Bir Yalnızlık Var”: da ise… Kahraman bir adam… Bir zamanlar müzik grubu olan bir adamın grup dağılması akabinde gitaristken gitar tamircisi olmasını ve aynı zamanda boşanmış bir adamın eski eşi ve kızı ile diyaloglarını… Komşusu ve aynı zamanda arkadaşının eşi ile arasında yaşananları v.s konu ediniyor. Böyle anlatmaya kalkınca işin içinden çıkamıyorsunuz aslında. Sayın Kiremitçi romanının bu şekilde bir okuru tarafından anlatıldığını duysa üzülürdü kesin: ) Aslına bakarsanız; her iki romanda da kahramanların cinsleri farklı ama konu edilen hikayenin bir yerlerindeki ortak nokta: evliliğinde sorun yaşayan mutsuzlar……….. Burada uzun 3lü noktalar bırakıp diğer ortak nokta tespitime geçiyorum. Kitap bütün heyecanıyla ve sürükleyici anlatımıyla hikayeye sizi bağlıyor. Öyle ki kendinizi gün içerisinde bir boşlukta kitaptaki kahramanları düşünürken bulabiliyorsunuz. Ve dolayısıyla sonunu merak ederek ve kesin birçok senaryo ile hayal kurarak kitabın son sayfalarına geliyorsunuz ki kitap bitiyor. Olay tam manasıyla sonuçlanmadan durum anlatma gayesi seziliyor bu durumda da.
MASUMİYET MÜZESİ_Orhan PAMUK: Esasında bu kitabı okuma arzumda ayıp olacak ama Nobel Ödüllü yazarımızın bir kitabını okuma gereğini yoğun hissedişimden kaynaklı: )
Kıskandırılacak bir aşk hikayesi; her sayfasında sanki sizde o aşkı yaşayan oluyorsunuz. Dili tahmin ettiğim gibi ağır falan değil çok sade, anlaşılır bir dil kullanmış Sayın Pamuk( böyle anlatırlar ya:) . Kahraman zengin Kemal bey’in fakir Füsun’a duyduğu muazzam aşk anlatılıyor her şekliyle… Ve o aşk bir müze inşaa ediyor romanın sonunda… Evet aşk hikayesi güzel fakat yinede sürükleyici olduğunu söyleyemeyeceğim… Anlık birkitap sonunu merak da etseniz belkide kıskandığınızdan artık Kemal Bey’in sayfalarda Füsun’a olan aşkına ve sabrına şaşırıyorsunuz….;)

BOZCAADA ÖYKÜLERİ_Kadir AYDEMİR:
Arkadaşım Kadir AYDEMİR’in kitabı olma sebebi ile aldığım bir kitap: Öncelikle arkadaşım diye söylemiyorum: ) Çok güzel bir kitap. 34 birbirinden değerli yazarın anlattığı Bozcaada öykülerini yaşıyorsunuz adeta bu kitapta. Benim gibi hiç Bozcaada’yı görmeyenlerin içinde ilk fırsatta gitmek arzusu doğuyor. İçinde aşk olan, yalnızlık olan, acı, gözyaşı, merak her şeyi barındıran hoş bir hikaye birikintisi olmuş bu kitap. Uzun zamandır böyle hikayelere ara vermişim hep roman okuyormuşum hissine kapıldım. Özlemişim böyle bittiğinde 2 dakika kendime gelemememi sağlayan hikayeciklerde boğulmayı…

FİNAL YORUMU:
Hem okudum hem yazdım….
Okuldayken bize zorla dayatsalarda ders kitaplarını tabir-i caizse hatim etmeyi biz bıkmıyoruz kitap okumaktan… Her kitapta kayboluyor ve son kapak sayfasına kapatmadan da kendimizi buluyoruz….Diyen olmalıyız dilekleriyle;
İyi okumalar…

14 di (yorum):

  • bitter | 16 Mart 2010 05:11

    Özim canım benim bayılıyorum her daim okuma aşkına. İçlerinde okumam gereken kitaplar var benimde lakin şu sınavlar var iş dışında ders çalışıyorum kitaba vakit ayıramıyorum ya bahanemi bilmem ama okumak istiyorum. düşündüm de en son okudğum kitabı hmmmm ismi aklıma gelmiyo hiç şaşırmıyosun dimi bu duruma haha :) aaaa valla unuttum :P

  • Palyözi | 17 Mart 2010 06:20

    Canım ya latife ediyorsun::::))))

    çaktırmayan kitap kurdusun sen...okumak okumak okumak istiyorum inan daha çok ve bi o kadar yazmak yazmak yazmak....birlikte daha neler neler okuyacağız ve neler neler yazacağız bitterim çikolatam;)

  • didem | 23 Mart 2010 22:58

    Merhaba,
    Yaptiginiz tanitim bir harika olmus.Ben yurtdisinda yasiyorum .Turkiye'ye gittigim ilk firsatta bu kitaplari arayacagim.Umarim bulabilirim.
    Tesekkurler...Didem

  • Palyözi | 24 Mart 2010 01:17

    Merhaba canım...teşekkür ederim bende...

    Türkiye'ye geldiğinde kitapları bulamazsan beni bul yeter...ben veririm sana:) bu arada zaten "bozcaada öyküleri" hariç hepsini aramızda kalsın ama e-kitap olarak okudum...istersen e mail adresini ver sana sıkıştırılmış şekilde e-posta ile göndereyim canım....Sevgiler...;)

  • didem | 24 Mart 2010 08:49

    Cok ama cok tesekkurler...Ne kadar incesiniz...Valla burada kitap icin dusmedigim haller kalmadi.Washington universitesinde Turkce romanlar var.Orada arastirma yapan bir arkadasim vasitasi ile aliyordum maalesef bir kere alabildik akabinde o arkadas hastalandi.Simdi haliyle kendi derdinde, benim de su halde artik ondan istemem dogru olmaz diye biraktim pesini:((Turkiyeye her gelisimde bayagi bir kitap aliyorum bu dediklerinizi gelince alicam.Benim adresim didemuzuncaova.hotmail.com
    Bu kadar cok izleyiciniz olmasini takdir ettim.Super!Basarilar.
    Tesekkurler... Sevgiler...

  • Palyözi | 25 Mart 2010 07:21

    Canım benim adresinde problem var sanırım ekleyemedim...benim adresim: oznur6141@hotmail.com sen ekle istersen...bir mesaj gönder ben sana linklerini atarım;)
    görüşmek üzere tekrar sevgiler...

  • MeDuSa | 28 Mart 2010 08:18

    Tuna Kiremitçi'nin bu yazmış olduğun bu 2 kitabı okudukça her sayfasında ahh çektirenlerden bu adam işini biliyor gerçekten (: çok doğru tespitlerde bulunmuşun kitaplar hakkında,hani haa bu kitapta bu varmış neyse ben okumasam da olur demez yazını okuyan insan. benzer tepkileri verdirenlerden birisi de Orhan Pamuk - Yeni Hayat. sonunda insan hadi beee tüh! demekten kendini alamıyor,bir an önce bir sonraki sayfaya geçebilmek için çırpınıyorsun resmen (: şiddetle tavsiye ederim okumadıysan eğer.

  • haykırış | 28 Mart 2010 09:59

    Sevgili kardeşim Palyözi,
    Postla alakalı değil ama yazmak, haber vermek ve özür dileme mecburiyeti hissettiğim için yazıyorum.
    Baskı tekniğinde kullanılır mı bilmiyorum ama biz bankacılarda "sehiv ve nisyan müstesnadır" sözcüğü vardır yani unutma ve yalnışlık..
    Unuttum vallahi unuttum nasıl mı taslakta vardınız makro düzenlemeyi yaparken sizi listeye almayı unutmuşum sizin mesajınız üzerine derhal gerekli düzenlemeyi nette yaparak hatamı giderdim sanıyorum lütfen bağışlayın zira çok değerli yazılarınızı asla ihmal edemezdim.
    Yaptığım hatadan dönmemi sağladığınız için teşekküer ediyorum.
    Sevgi ve saygılar

  • NiLaY | 28 Mart 2010 11:55

    iade-i ziyarete geldim ve duanizla blogunuza cekildim :)) Merhaba :))

  • Mehmet Bilgehan Merki | 28 Mart 2010 23:46

    Merhaba Öznur,
    Hoş geldin. Bende sana hoşgeldim. Kitap okuyan herkes bendendir. Okuma konularımız farklı. Okumaya devam et sevgiler.

  • Palyözi | 30 Mart 2010 00:22

    Sevgili Medusa=> teşekkür ederim canım hoşgeldin ve yorumunla şeref verdin...:)bu arada evet orhan pamuk'un-yeni hayat'ı okumadım dediğin gibi şiddetle okucam şimdi:) teşekkürler;)

  • Palyözi | 30 Mart 2010 02:04

    sEVgili Nilay=> hoşgeldin teşekkür ederim tüm güzel sözlerin için ve senin duaya katılımın içinde bir küçük amin;)

  • Palyözi | 30 Mart 2010 02:05

    Sevgili Mehmet Bilgehan Merki=>hem hoş geldin hem hoş buldum tabi bir nevi....öyleyse tabi bende sendenim kitapdaşım;)

  • Palyözi | 30 Mart 2010 02:07

    Sevgili Haykırış=> teşekkür ederim...çok sevindim...ellerine yüreğin sağlık tekrar...iyiki varsınız...

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu