Aç Obur- köşe yazım

Et yemeyin efendim at çıkar…

Ot yemeyin efendim GDO’lu çıkar…

Eeee etobur ve otobur insanoğlu ne yiyecek peki?

Hiç bir şey yiyemezseniz ne yapalım bizde hayat bilgisi müfredatına yeni konu ekleriz; aç oburlar diye: )
Daha önce buna benzer bir konuda –ki konuyu hatırlamıyorum ama- aynı istatistik sonuca değindim sanıyorum… Şimdi şu meşhur Ekonomistlerin dillerine pelesenk GSMH(Gayri safi milli hasıla yani; kişi başına düşen milli gelir)’nin düşük olmasından ötürü insanlar süper zekalarını başka konulara çalıştırmış durumda… Bu zeka sonucu hilebazlıklarda son zamanlarda duyulan hepinizin duyduğu üzere at eti rezaleti… Geçenlerde KOCAELİHABER’in de haberini yaptığı üzere yanılmıyorsam Gebze’de tay kesilirken yakalanmış… Tam bir rezalet… Aman dikkat edin lütfen…Et fiyatları fahiş bir şekilde artınca; vatandaş zaten biraz önce değindiğimiz gelir düşüklüğü nedeniyle alım gücü olmadığına göre… Yine gelsin at etleri… Gitsin sakatatlı sucuk örnekleri…
Sonra bozuk kıymalar… Artık ne etinden kıyıldıysa… Kıymayın n’olur canınıza! Bu arada kıyma demişken yanılmıyorsam artık kıymayı kendi önünüzde çektirecekmişsiniz kasaba.Önceden kıyılmış satmak yasak. Tabii alabiliyorsanız; )Ama yinede bu çok güzel bir gelişme… Haberiniz olsun, benden söylemesi!
Bütün bunlar bir yana bizim hayallerimiz vardı ama; hep 2000’li yıllar teknolojisinin insanları şaşırtacağı ileri sürülen bir dönem başlatacağı üzerine senaryolar yazılmıştı mesela. Sözüm ona evimizde robotlar çalışacaktı.. biz trafik sorunun uçan araçlarla konut problemini de bilmem kaç fit evlerin hit olacağı bulutlar arasında mahallerde çözecektik: ) Ha bir de bunca lüks bir hayalin içinde en can sıkıcı olay kapsülden gıdaların olacağı idi… Ama işte gelin görün ki; şu an ne robot hizmetçiler evlerimizde… Ne uçan araçlar… Ne de başka bir şey…-Ayy canım acayip Jetgiller çizgi film çekti : ) -
Şimdiki zamana baktığımızda ise; robot hizmetçilerin yerini robot insanlar aldı. İnsanlar ekmek parası kazanmak için sabahtan akşama kadar köpek gibi(tabir-i caizse) çalışmaya devam ettiğinden akşam evine geldiğinde hakikaten robottan farksız oluyor. Ne evdeki eşiyle, çocuğuyla, annesiyle v.s konuşabiliyor, iletişim kurabiliyor ne de tahammül sınırlarını uzaktan seyir edebiliyor… Hep o sınırlar işyerinde aşılıyor ve sinir noktasında eve varılıyor… Aynı zamanda bu bizi robotlaştıran iş hayatı dışında diyelim ki işi yok adamın ya öğrenci ya da işsiz… O zaman da teknoloji; sürekli mesaj çeken, chat yapan başka seri’de bir robot yaşama davet veriyor… Japon’lar insana benzeyen hatta son derece iyi benzetilen robotlar yapmış kime ne?
Uçan araçlara gelince… Araçla ilgili uçan tek şey; yakıt fiyatları olsa gerek… Bir de çözülemeyen trafik probleminin doğurduğu trafik kazaları sonucu maalesef gazete manşetlerinde olduğu üzere araçlar: “ Şuradan şuraya giden bilmem ne otobüsü şu saatte dereye uçtu, göle uçtu, denize uçtu, kayalıklara uçtu…. V.s” :(
Evlere gelince: Yükselen yine farz-ı mahal uçan ev kiraları, ev fiyatları örnek gösterilebilinirken…. Ben sonunu bu hayalin bu sefer maviye bağlamak istiyorum… O yüzden şöyle diyoruz: evet bulutlar arasında bilmem kaç fit yükseklikte gökdelen değil , Samanyolu komşusu evler tabiî ki de yok ama…. Bizim insanımız umut dolu yarınları ile gecekondularında bile birer sema oluşturmakta… Güneş ışığı ve yıldız parıltısı eşliğinde; delik tavandan seyirde;)
Evet 2000’li yıllar bizlere tahmin ettiğimiz yükselişi tattıramadı ama… kapsül ilaçlara ramak var! Et yiyemiyoruz… Ot yiyemiyoruz…. Artık aç aç obur obur dolaşırız… Yakında Çinlere benzeriz bizde obezlik tarihe karışırmış;) Ne güzel!
Hani şu Survivor yarışması var ya insanları sınadığı en büyük şey “açlık”… Bence o yarışmaya böyle artist yakışıklı çocuklar, güzel kızlar, popüler adamlar, kokoş kadınlar almayı bırakıp bizim gecekondu at eti mağduru Bülent Ersoy sesi verin “hâlk’tan” insanları yarıştırsalar…. Galip Türk Hâlk’ı : ) olur!
Kulaklarım gelecekten çok tuhaf sesler duyuyor maalesef:
“ Nasılsın Beat? –beat; yakında bu ismin moda olacağı kanaatindeyim yazın bir yere, manası yok; ama güzel; beatiful’un kısaltması;)-
cevap“açım ya sen nassın?” – ismi beat olan biri nasıl “nassın” der demeyin eskiye dönüş hep modadır ya o manada :)
ya da
“akşama napıyorsunuz fifi -bu da dostlara takılan lakap olacak friend’in kısaltamsı gibi saçmalık-
(bak içinizden gülüp gelecekle ilgili ne bu tahminler demeyin yazın bir yere… Bunlar benim beklentilerim değil tabiî ki de tahminlerim;) )
Cevap:” napalım oğlum beee aç aç oturuyoruz…”
Soranın cevabı: “ Allah’ın açoburu yaaa nolucak” ha ha hi hi hi ho ho ho gülmeler…. Ve gülmeceler…
Ya da…
İş başvurusunda kriter olacak…
“Evladım aç karnına kaç saat çalışırsın?”
“4 saat çalışırım uyurum kalkar yine 4 olmaz mı?”
“Yok senden önceki 3’de bir saat uyku ile günde 9 saat çalışıp 3 saat uyumayı tercih etti”
:) (:
Hepsi latife…. Her biri mübalağalı doğaçlama tiratları… Niyetim çok ciddi bir dikkati biraz espri ile sizlere hissettirebilmek… Ne olursanız olun; ama umudunuzu yitirmeyin tabii ki ve zekasını insan sağlığı üzerine oynayanlardan olmayın ve oynatmayın! Allah korkusunu gömmedik henüz toprak altı zincirlere…
Sevgiler….Afiyetler…

5 di (yorum):

  • nalan | 7 Mayıs 2010 01:22

    dur sen daha neler göreceğimiz gün ler önümüzde.
    sen ne amaçla yazdın yormadım kafamı
    ben bööle anladım işte
    aklım ve kulağım trt3te takılı ya günlerdir

  • Zeugma | 7 Mayıs 2010 14:44

    Sanırım 2 yıl önceydi. Başkent'te, hem de Adalet Bakanlığı personeline aylarca sadece at eti yedirmişlerdi..
    İnanılmazdı...
    İnsan sağlığını hiçe sayıp zehirleyenler ve Allah korkusu olmayanlar o kadar çok ki :(

    Çok güzel bir yazı bu..

    Sevgilerimle...

  • Kelime Yığıcısı | 10 Mayıs 2010 04:52

    Sevgili öğretmenim Nalan abla :) evet aynen öyle...daha nelere gebe bu sancılı memleket kim bilir şu günlerde ve şu anda duyduğum en son gündem haberi skandal fotoğrafları ile istifa eden d.baykal... bakalım daha neler görecek mu millet? bu memleket?

    Sevgili Zeugmacım;) evet biz devlet olraak maalesef yeterli düzeyle kontrol ve denetim sağlayamazsak bu tür durumlar karşımıza çıkmaya devam edecektir...Biz de afiyetle yiyip üzerlerine su içeceğizdir;)
    Neyse bunlar böyle noktaya hasret bitmeyen sitemler.. o yüzdende böyle esprili anlatmaya çalıştım hiç bozmayayım...

    sevgiler;)

  • Ala | 23 Mayıs 2010 02:30

    Ben de eğlendirirken düşündüren bir yazı olarak gördüm. Teşekkürler:)

  • Kelime Yığıcısı | 25 Mayıs 2010 01:55

    ben teşekkür ederim...beğendiğinize sevindim zaten gerçekten gayem de buydu...;)

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu