Y(EN)İ NE BAHAR!

Hani gençlikti yeşeren...sararmaya yüz bulduysa ağlayan yağmur yaklaşan kışın, (gelmeyen baharın) ya da yaş(lılığ)ın mı habercisi?

Yine bahar… Yine bahar.. Yeni olan Ne Bahar? Bir senede mart ayında Ebru gelsin… Olmadı bir Özlem, Bir Başak, Bir Zeynep, Bir Büşra, Bir Şeyda, Bir başka kız ismi yani… Ya da neden oğlumuzun adına “Kış” demiyoruz… Biz onları yakışıklı yakışıklı büyütüyoruz da sonra nasıl olsa bir kız “kışş” tlamıyor mu? Ya da “Yaz” hem böyle zengin bir kelime iken, anlam bolluğu taşıyorken… “Yazzzz” gel kızım şu ödevini yaz! (: Sonra Güneş’ten olma Dünya’dan doğma mevsim kızımız “Bahar” evrenin ilk ve son çocukları gibi iki mevsime verilmişken neden biz ilk olanına sadece “Bahar” diyoruz! Evet farkettim Sevgili Okuyucu; şu an “Bahar”ın ilk iki harfi ile ba-ymak üzereyim sizi.(Nerdeyse reklam oluyordu bir kombi markası ile (:) Bunu düşünerekten konuyu küçük bir bahar tasviri ile memleket manzarasına sürüyorum… Terfi ya da tenzil ile..

….Toprak düğüne hazırlanan gelin telaşı içinde… Zeminlerini hazırlamakta en muhteşem cemiyete… Güneş artık bulutları “püf”lemiş de daha net görüyor dünyayı! Soğuk havada sıcağın camları buğu yapması gibiydi benim bulutlarım diyor… Isındı dünya geliyorum şimdi aranıza… Her yuvaya girse çıkmamacasına ya! Güneş’in cüretkarlığını gören fideler yeşermekte çocukların gençliğe yolculuğu gibi… Heves etmekte uzun boya biraz daha çabuk ulaşmak için hayata… “Haberler’de yazıyor: Kaybolan Kayseri’li çocuklar 2 yıl sonra bulundu diye” Anne ağaç sitem ediyor, şu meşhur sesi tatlı olan ağacın katillerini 2 haftada buluyorlar da benim evlatlarımınkini niye 2 yılda? Artık hiçbir anne ağaç, düşürmeyecek tohumlarını toprağa, bağımsız yeşersin diye! Korkum bu ya! Haşerelerin fidelere zararı……..

Bahar en sadık dostumuz gibi her sene bu zamanlarda bütün sitemlerime rağmen geliyor… Şöyle bir bakıyor ben hangi mevsimim… Bütün gençlere yeni cıvıl kelimesini türetenim… Ben haber verdim mi düşen cemre’mle geleceğimi… Herkes de bir hazırlık, yüreklerde aşk özlemi telaşları v.s.Bu sene benden sonra yaz’a seçim görevi vermişler… Güneş ile konuştum… Bir gün doğacak sandıktan inşallah! Ve ben sürecem yüzümü tüm insanlığa da… Kış oğlunuz olmasa nasıl baharların kıymetini bilirsiniz ya!

Ekşi erik dilimin ucunda, çiçeklerin kokusu burnumun… Gözlerim manzaraya açık, ellerim yazmaya… Sözlerim susmaya. Şimdi sesleniyorum Tüm fidelerin tomurcuklarına ve kara toprağa… Senden geldik sana gelicez ya! Sen Güneş’imizi doğru ayarla… da. Açmasın hiçbir gölgede soluk gonca…

23 Nisan’ın yaklaştığı bu günlerde, Nisan ayı yazısı adına: Tüm memleketimizdeki fidelerin daha sağlıklı yetişmesi için el ele verelim... Güneşimizi de gölgemizi de iyi bilelim…

Sevgiler… Herkese…

Fotoğraf:Onur ALTINTAŞ

HAYDE TRABZONA! -köşe yazım...

Aşkınızı Uzungöl'de ölümsüzleştirin, kederlerinizi Sümele manastırının çıkış yolunda yorun çam ağaçlarına asın tek düğümle... Sonra huzuru Atatürk köşkünde alın derince... Gülbahar Hatun Cami’de hiç etmediğiniz ruhlara hediye edin duanızı... Sarı koca duvarlara dönen tatlı yüzlerle terk eyleyin geçici hastalıklarınızı Ayasofya Müzesinde... Ve unutmayın....Bize ya da size HER YER TRABZON... Her yer TÜRKİYE..

Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi 23 – 27 Şubat Tarihleri arasında 1.Türkiye Gençlik Buluşması kapsamında bir üst paragrafta yazdığım tasvirin sahibi Trabzon’da 150 konuğunu ağırladı. Söz konusu etkinliğe 36 Yabancı Ülkeden ve 81 İlden katılım sağlandı. Kocaeli ilini temsilen; Başiskele Kent Konseyi Gençlik Meclisi Gönüllüleri ben ve arkadaşım Şeyda ve İllerin gençlik adına birçok organizasyonlarda temsil misyonunu üstlenen Gençlik Merkezi gençlerinden, Samet KARAGÖZ seçildi.

Biz Başiskele Kent Konseyi Gençlik Meclisi olarak, Spor ve Gençlikten Sorumlu Devlet Bakanımız Sn:Faruk Nafiz ÖZAK, Trabzon Valisi Sn. Dr. Recep KIZILCIK, Trabzon Belediye Başkanı Sn. Dr.Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sn. Prof.Dr.Orhan AYDIN, Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol GÜNEŞ ile aynı karede yer alma ve Kadın Meclisimizin projesi olan “Eşsiz Değerler” fileleri ile ilimizin pişmaniyesi ve ilçe tanıtım broşürlerini takdim etme fırsatına eriştik. Aynı zamanda bu ziyaretlerin yanı sıra Uzungöl, Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü, Ayasofya Müzesi, Gülbahar Hatun Camii ve Türbesi gezilerimiz, Eurodesk Gönüllülük Semineri, Belediye Başkanı ile Çalıştay, Olimpiyat Elçiliği misyonu gibi konferanslar ile de güzel bir organizasyona noktayı koymanın memnuniyeti içindeyiz.

Bir gün yolunuz düşerse diye başlar ya tavsiye mektupları gezilecek, görülecek yerlerin. Memleketin Doğu Karadeniz’ine yolunuzun hiç düşeceğini sanmam ama rotanızı çevirmeniz hususunda kat-i kararlar almanız gerektiği kanaatindeyim. Bir gün gökteki sisli havada, çiseleyerek omuzuna değen yağmur damlasında, mis gibi kokan hamsi ve turşu tadı damağınızdayken hala, bordo ve mavi rengini görüyorsun bir zeminde yan yana, Karadeniz hamsisini arıyorsa gözleriniz tezgahta, ve Trabzon’dan gelin aldıysa dayınızın oğlu nüfusuna, biri “Akçaabat” yerine “Akzaabat”, gelir misin yerine “geliymusun” Hadi yerine “hayde” diyorsa sana…E durma daa!!! Hayde Trabzona!

Bu sene 2011 Yaz Olimpiyatları da bildiğiniz üzere Trabzon’da gerçekleşecek. 23-30 Temmuz arasında sürecek olan müsabakalarda 9 branş yarışacak ve 49 yabancı ülkeden katılım sağlanacak.

Son olarak da bu Organizasyon’da emeği geçen en başta destekleriyle ve yakın misafirperverliği ile Trabzon Belediye Başkanı Sayın Dr.Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU’na, Gençlik Meclis Başkanı: Muharrem TOSUN’a ve ekibi her biri kardeş hemşehrimiz olan; Melek ACER, Okan YILMAZ, Zeynep ALTINDAĞ, Barış AKYÜZ, Meryem ÇELENK, Güler YILMAZ, Hasan Ali GÜNAYDIN, Bülent UZUNOĞLU, Emre YURTSEVEN, Aleyna GENÇOĞLU, Çağla AKKOL , Mustafa Kemal ŞAHİN, Abdulrahman AKDENİZ, Tuncay GEZDER, Elvan BİRİNCİ, Cansın ŞAHİN, Pınar BALCI’a ismini unuttuğum varsa af olmak kaydıyla : ) teşekkür ve sevgilerimi sunuyorum…

Veeee Trabzon'dan Manzaralar!...










About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu