"Edebiyat için atan yürektir Kadir" (N.G.)-köşe yazım

Oysa hayat
ve yazgıydı şiir
Geniş hazırlığım gelen ölüme
Tek silahım var
:
Sözcükler sözcükler sözcükler!”

Diyor Kadir AYDEMİR… Yorum yapmak ne haddime. Katılıyorum bence de öyle.

Ama, Sevgili yazar Nurcan ablamız, Nurcan Göksel (rahmetle anıyorum) Kadir için “edebiyat için çarpan yürektir Kadir...” derdi. Bence de tek cümleyle bu kadar güzel anlatılabilir ancak. O yüzden bu yazının başlığı olmalı bu yorum.

Sevgili Kadir’i yaklaşık 3 yıldır tanıyorum. Ve tanıdığım için de kendimi çok mutlu sayıyorum. 1997’de “Başka” isimli bir edebiyat dergisi ile başlamış sanırım yayın hayatına. Aslında bu tarz tanıştırma fasıllarında yazmaya başladığı tarihten bahsedilir ama hiç bilmiyorum. Sanırım küçükken güneşli ve haylaz bir günde…. J

Sonra Yitik Ülke dergisi ortaya çıkmış ve arkasından 2006’da bugün artık bilinen bir çok yeni yazara da kitaplarının çıkmasına vesile olan Yitik Ülke Yayınları kurulmuş . Bu yayınevinden çıkmış kitapları karıştırırken, çok güzel kalemlere şahit oluyorsunuz. Kadir’in ilk kitabı “Aşksız Gölgeler” in gölgesinde aşık olasınız tutuyor adeta. Sonra Harun Demiray’ın “Karanlığın Kadife Örtüsü” ile de sürükleyici bir öykü serüveni sarıyor sizi. Onur Behramoğlu’nun Şiirlerin altını çize çize içinde kayboluşunuza şahit oluyorsunuz. Ve Göksel Bekmezci’nin anlatıları…(sadece üç nokta:) )

Lisedeyken edebiyat öğretmenim kelimelerle dans etmekten söz etmişti. Ne hoşuma gitmişti bu söz öbeği(: Dans göze hoş gelen müzik ritminin bir uyumuydu. Söz güzel kurulmayı becerebildiğinde öyle çok şeye hoş geliyor ki kendi içinde kurduğu ritimle. Nereye sürüklüyor sizi bilinmez.

İlkokuldayken de “kitaplar dostumuz”dur derlerdi. O zaman masal gelirdi bu… Şimdi inanıyorum gerçekten öyle.. Bütün düş kırıklıklarımda avuntum oldu onlar. İnadına yorduğum kan çanağı gözlerimin şahidi. Ben anasınıfındayken de … diye devam etmeyeceğim merak etmeyin:) Bugün öyle çocukluk anılarını deşmemin bir sebebi var. Tabiki Kadir’in kitapları. O da kitaplarında bir çok yazardan çocukluk anılarını toplayıp kitap yapmış. “80’lerde Çocuk Olmak”

Sonra “90’lar Kitabı” –aralık’da çıkacak- mesela.

“Bozcaada Öyküleri” ve “Olimpos Öyküleri”…… gibi aşk öyküleri(kaçamakları) mesela

ve daha nicesi…

Kadir’in Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiği projeleri aslında. Bu kitaplarda bir çok yazarın hikayesi var. Dolayısıyla her kalemin ayrı bir sihri olduğunu düşünürsek ve bu sihirleri birleştirirsek, çok leziz bir okuma zevki kalıyor okuyanlara.

Şimdi de yeni projesi Yitik Ülke’nin 12.yılında “Twitten Aşk” kitabı. Teknolojiye ayak uyduran merak dolu bir macera. Bilgi almak için internetten araştırabilirsiniz. http://www.yitikulke.com/

Bu arada kitap kapaklarına da dikkat çekmeden olmaz. Savaş ÇEKİÇ’in tasarımları elinize kitabı aldığınızda bir küçük tabloyu taşıyor hissini oluşturuyor.

Edebiyatı severim, en güzel sanat bir kelimeye dokunuşla başlar derseniz. Ve dokunmak yetmez matematik defterlerinin arka sayfalarındaki şiirleri çıkarabilecek bir de yürek ve de emek ister arkadaş diye diretirseniz; Yitik Ülke Yayınlarını ve Kadir AYDEMİR’in projelerini takip edin derim!

İyi Okumalar…

Bir kalem daha tükendi!


Ahmet Söylemez bir sabah kalp krizinde yenik düşmüş hayata...
onun için yazdığım yazıya yaptığı yorumda
şöyle demişti:

< Hayat; bir yerden sonra yeniden başlamalıydı. Bana uzatılan bir el gibi tutuyorum senelerdir kalemimi. Birlikte paylaştığımız o kadar çok şey varki. Gece vardiyasının dağılmak üzere olduğu erken sabahlara yakın saatlerinde, limancının kahvehanesinde işçi arkadaşlarımızla günün ilk ışıklarının, o üzeri mis gibi tarçın kokan sahleplerini içeriz. Ne çok sözü olur biliyormusun hayatın.

Bazen bir trenin yolcu vagonunun rahat deri koltukların da uzaklaşırız tüm yerlerden. Daha yakın olabilmek böyle bir şeydir hiç bilmediğin coğrafyalara, hiç tanıştırılmadığın o coğrafyanın kadın, erkek, çocuklarına.Bavullar dolusu kayıp sözler birikmiş dönüşlerimiz olur.

Yeni tanıştığım o kadın kalemim için şu ifadeyi kullanmıştı, "sizin kaleminiz dokunaçları bulunan bir aşk böceği gibi adeta, her kelimesinde biz varız hissi veriyor".>

insan inanmıyor böyle ölümlere olamaz diyor biri şaka olduğunu söylesin inanmak ölümse şayet soğuk geliyor... hiç elini tutmadığın bir sıcaklığın soğuğu gibi... Ağustos'da kar gibi... En'olur'u dua etmek... Cennet dilemek ona... Bir kalem daha tükendi ya... Tüm kalemler Tükenmez olsa ya...
onun için yazdığım 1 şubat 2010 tarihli yazım:)

ve onun kitabından ÖLÜMÜ ÖZLER GİBİ bölümünden bir paragraf:

Benim yolculuklarım zorunluluklarımdır.
Son günlerde bir emekli olasım var, sorma gitsin.
Çürümüş bir sistemin içinde onca pisliği görerek, burnumun dibinde algıladığım tiksinçlik yaratan kokusundan nefret ederek yaşamak ağır geliyor.
Ama ne çare, ekmek parası diyor, tüm bu saydığım sevdiklerim adına devam ediyorum hayata.
Şöyle böyle bir ucundan yaklaştım emeklilik dönemine ama yüreğimde başka bir özlem daha var ki, onu tüm bu saydıklarımdan daha fazla özlüyorum artık. ÖLÜMÜ

Sıla- Bıktım Artık...


Sıla- Bıktım Artık

(ne güzel yazmış söylemiş yaaaa....)

bir tıkla dinleyin lütfen...videosunu yükleyemedim (:

http://www.youtube.com/watch?v=h1LEhlLLdLw&feature=related

Mumları yakıp biriyle şöyle romantik bir yemek yiyemedim,
İki dubleyle lafımızı şereflere erdiremedim.
Giyinemedim ona, dudağımı boyamadım,
Aşkın tarifini, püf noktasını özene bezene veremedim.

Kaygılarımdan kurtularak aslını ima edemedim,
Havalandırıp havalandırıp konduramadım,
Hem kendi gibi hem benim gibi birini denk getiremedim,
Leb dedim de leblebiyi daha derinden işitemedim.

Bıktım artık aşk istiyorum.

Hürriyetimden sıyrılarak kafes içinde barınamadım,
Mutlak mutluluğun sırrından sırra kadem bastım.
Hem herkestim hem kimse değil; öyle şey olur mu?
Kim bu tuzakta uyur? Bencil bir oyun bu.

Bıktım artık aşk istiyorum.

Kovacaksınız Havva'nızı, paylaşmadan elmayı,
Bulun da gelin bari gerçek Adem'i.

About this blog

Düçar =yakalanmış
Biteviye =monoton
Deruni =içten
İzafe =göreceli
Tazammun=kapsama
Tasallut =musallat olma
Mütecanis =homojen
Epigram =nükteli şiir
Vuzuh =açıklama
Muğlak =sonucu belli olmayan
Devinim =hareket
Erat =erler
Hedonist =hazcı
Dehliz =koridor
İştiyak =özleme
Muhayyile=hayal gücü
Süveyda =kalpteki gizli günah
Mutedil =ılımlı
Meczup =deli
Tekellüf =mükemmel
Muteber =saygın
Müstear =takma
Zelil,nebi =ar
  • Can umut kapısına sıkışmış gönül tortusu; sana kalan tozu toplamak bazen................. bazende toz olmak kapı yüzüne vurulmadan....

KELİME YIĞICISI'NDAN DÖKÜLEN KELİME YIĞINLARI İŞTE........DEVAM........

  • .....tükenmeyen eylemlerin kuklası konumunda sürüncemede bir hayat benimkisi..........
Hayatta küçük köşeciklerim var...sevenlerimin yüreğinde yaşama sebebim olan...ve birkaç köşem var kalemime ışık tutan beni köşe yazaN'ı yapan....

benim tabu kanunlarım var, dogmatik inançlarım, kısır arzularım, gömülesi yalnızlığım.... Bütün kelimeleri gelişigüzel harcayıp dolu dizgin saçmala hissiyatıyla çevrili sözlerim...kansızım...zansızım...yansızım...ama hâla cansızlar arasına alınmadı adım

Kelime Yığıcısı'nın Listesi

Kelime yığıcısı'nın duası: Allahım değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasıdaki farkı ayırt edebilme sağduyusu ver.=Amin=
Bu gadget'ta bir hata oluştu